TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir barajlarındaki doluluk oranlarının son yağışlarla beklenenden fazla arttığını açıkladı. Yağışlar sayesinde 2035 yılına kadar barajların kurumayacağını belirten Yaşar, kentin su kaynaklarıyla ilgili rahatlatıcı açıklamalarda bulundu.
İzmir’in başlıca barajlarındaki doluluk oranları şu şekilde: Tahtalı %45, Balçova %85, Gördes %36, Alaçatı Kutlu Aktaş %77, Ürkmez %100. Prof. Dr. Yaşar, “Ocak ve Şubat’ta yaklaşık 500 kilogram yağış düştü. Nisan ortasına gelmeden yıllık toplam yağışı geçebiliriz; bu, tüm zamanların rekoru anlamına geliyor” dedi.
Yaşar, barajlar dolu olsa da yer altı sularından yoğun çekim yapıldığını belirterek, su kullanımında önceliğin barajlardan olmasını önerdi: “Kuyular rahat bırakılmalı, yer altı suları rezerv olarak saklanmalı. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nden çıkan su tarımda kullanılabilir.”
Baraj yatırımlarına vurgu
Prof. Dr. Yaşar, baraj sayısının artırılması ve yer altı barajlarının yapılmasının önemine dikkat çekti. “Barajlar, sadece su depolamakla kalmaz, bulunduğu alandaki yer altı suyunu da besler. Yağmur suları hemen yer altına geçmez; barajlar sayesinde yıllar sonra dolabilir” diye konuştu.
Gördes Barajı’nın kapasitesinin Tahtalı’dan %50 daha büyük olduğunu aktaran Yaşar, “Gördes şu anda doluluk oranı olarak Tahtalı’dan daha yüksek. Önümüzdeki kurak dönem 2035’lerde yaşanacak; yağışlar en az 7 yıl boyunca ortalamanın üzerinde olacak. Kalan 3 yıl ortalama altında geçse bile barajlarımız kurumayacak” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İzmir’in su güvenliği açısından önümüzdeki yıllarda önemli bir rahatlama mesajı olarak değerlendiriliyor.



Yorum gönder