Son Dakika

Çocuklarda Şiddet Eğiliminin Nedenleri ve Çözüm Önerileri

çocuklarda şiddet eğilimi

 

Son zamanlarda çocuklarda şiddet eğilimi dendiğinde birçok ebeveynin yüzünde endişeli bir ifade beliriyor. “Benim çocuğum asla yapmaz” derken, bir bakmışsınız minik parmaklar kum havuzunda arkadaşının saçını çekiyor ya da oyuncak kavgası anında bir anda tırnaklar devreye giriyor. Peki gerçekten şiddet eğilimi doğuştan mı geliyor, yoksa sonradan mı öğreniliyor? Gelin bu konuyu biraz didik didik edelim, ama gülümseyerek.

Peki Nereden Çıkıyor Bu Şiddet?

Aslında çocuklarda şiddet eğilimi çoğu zaman bir iletişim biçimi olarak ortaya çıkıyor. Yani çocuk, duygularını ifade edemediği anda en bildiği yönteme başvuruyor: vurmak, itmek, ısırmak. Bunun arkasında genellikle şu nedenler yatıyor:

  • Duygu düzenleme becerisinin gelişmemesi: Çocuk öfkelendiğinde ne yapacağını bilmezse, vücudu otomatik olarak “savaş” moduna geçer. Tıpkı bir pazar sabahı kahvesiz kalan ebeveynler gibi, sadece biraz daha vahşi.
  • Rol model alma: Evde sık sık bağıran, tartışan, hatta birbirine fiziksel müdahalede bulunan yetişkinler varsa, çocuk da bunu “normal” kabul eder. “Babam da bağırıyor, ben de bağırayım” mantığı işte tam da bu.
  • Dikkat çekme ihtiyacı: Bazen şiddet, çocuğun “Ben buradayım, beni fark edin!” çığlığıdır. Kardeşi doğan bir çocuğun anne ilgisini çekmek için tüm oyuncakları fırlatması gibi.
  • Çevresel faktörler: Şiddet içerikli çizgi filmler, oyunlar, arkadaş grubundaki agresif davranışlar da tetikleyici olabilir. Teknoloji çağında çocukların ekran karşısında geçirdiği süre arttıkça, duyarsızlaşma da beraberinde geliyor.

Bu noktada ailelerin kendine sorması gereken soru şu: “Çocuğumun şiddet eğilimini besleyen şey ne?” Cevap bulunduğunda işin yarısı hallolmuş demektir.

Bir de Şu Rol Modeller Meselesi

Ebeveynler olarak biz farkında olmasak da, çocuklar bizi birer kopya makinesi gibi izliyor. Trafikte sinirlenip korna çalmamız, evde eşimizle tartışırken ses tonumuzu yükseltmemiz, hatta bir haberde gördüğümüz olumsuz bir olaya verdiğimiz tepki… Bunların hepsi çocuğun zihninde “Büyükler böyle yapıyorsa doğru olan budur” şeklinde kodlanıyor.

Örneğin bir baba, oğluna “Sakın vurma!” dedikten beş dakika sonra masaya sinirle yumruğunu vurursa, çocuğun aklı karışıyor. “Madem vurmak yanlış, neden sen vuruyorsun baba?” sorusu sessizce havada asılı kalıyor. İşte bu yüzden çocuklarda şiddet eğilimiyle mücadelede en etkili yöntem, kendi davranışlarımızı sorgulamaktan geçiyor.

Toplum olarak çocuklara yönelik pozitif dokunuşları artırmak gerekiyor. Mesela Ödemiş Belediyesi’nin minik mucizelere “Hoş Geldin” ziyaretleri gibi uygulamalar, ailelere destek oluyor ve çocukların sevgiyle büyümesine katkı sağlıyor. Bu tür toplumsal dayanışma örnekleri, şiddetin değil, merhametin büyümesine zemin hazırlıyor.

Çözüm Mümkün mü? Tabii ki Evet!

Şimdi işin pratik kısmına gelelim: “Ne yapacağız bu çocukla?” diye düşünen ebeveynler için birkaç öneri:

  1. Duyguları isimlendirin: Çocuğa “Kızgın mısın?” diye sorun. Öfkesini kelimelerle ifade etmesini öğretin. “Kızdığında yastığa vurabilirsin” gibi alternatif davranışlar sunun.
  2. Sakin kalın: Çocuk şiddet gösterdiğinde siz de bağırırsanız, yangına körükle gitmiş olursunuz. Derin bir nefes alın, sakin bir ses tonuyla “Bu davranışı kabul edemiyorum” deyin.
  3. Ödül ve ceza dengesi: Şiddeti cezalandırırken, olumlu davranışları da mutlaka ödüllendirin. “Bugün arkadaşınla paylaştın, harikasın!” gibi.
  4. Ekran süresini sınırlayın: Şiddet içerikli oyunlar ve yayınlardan uzak tutun. Bunun yerine birlikte oyun oynayın, doğada vakit geçirin.
  5. Profesyonel yardım alın: Eğer şiddet eğilimi sürekli hale gelmişse, bir çocuk psikoloğuna danışmaktan çekinmeyin. Erken müdahale her zaman işe yarar.

Unutmayın, ihtiyaç sahibi ailelere yapılan yardımlar da stresi azaltıyor. Tire Belediyesi’nin odun yardımı gibi çalışmalar, aile ekonomisine katkı sağlayarak çocukların daha huzurlu ortamda büyümesine yardımcı oluyor. Çünkü şiddetin en büyük besleyicilerinden biri de ekonomik ve duygusal yoksunluktur.

Son Söz: Şiddet Öğrenilen Bir Dildir, Unutulabilir

Her çocuk aslında dünyaya merhametle gelir. Biz büyükler bazen farkında olmadan o merhametin üzerine beton dökeriz. Ama iyi haber şu ki, o beton kırılabilir. Sabır, sevgi, tutarlılık ve biraz da mizah duygusuyla çocuklarda şiddet eğilimini azaltmak mümkün.

Emin olun, markette kasiyere bağıran bir ebeveynin çocuğu ileride “Ben kimseye bağırmam” diyebiliyor. Yeter ki biz önce kendimizi değiştirelim. Çünkü çocuklar söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı tekrarlar. Onlara güzel bir dünya bırakmak için şiddeti değil, anlayışı büyütelim.

cocuklarda-siddet-egilimi Çocuklarda Şiddet Eğiliminin Nedenleri ve Çözüm Önerileri

Yazar

Yorum gönder