30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer, Türk milletinin bağımsızlık yolunda attığı en kesin adımlardan biri oldu. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürütülen Büyük Taarruz, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zafere taşırken, Cumhuriyet’in temellerini de perçinledi.
1919’da Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İtilaf Devletleri Anadolu’yu işgale girişti; İstanbul’a donanmalarıyla, İzmir’e Yunan ordusuyla, Adana’ya Fransızlarla, güney kıyılarımıza İtalyanlarla yerleştiler. Milletin bu ağır baskılara cevabı ise Kuvayımilliye hareketiyle başladı: Ya teslim olunacak, ya da yıkıntılar içindeki vatan yeniden ayağa kaldırılacaktı.
1920’de TBMM’nin açılması, işgal güçlerini daha da saldırgan hale getirdi. Yunan ordusu 1921’de Polatlı’ya kadar ilerledi. Ancak Sakarya Meydan Muharebesi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın tarihe geçen şu emri, Türk ordusunun azmini belirledi:
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.”
Sakarya’da kazanılan zafer, artık savunmadan taarruza geçileceğinin ilanıydı.
Yaklaşık bir yıl süren hazırlıkların ardından 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den verilen emirle Büyük Taarruz başladı. Türk ordusu aynı gün Tınaztepe, Belentepe ve Kalecik Sivrisi’ni aldı; 27 Ağustos’ta Afyon kurtarıldı. 29 Ağustos gecesi yapılan değerlendirmede, kesin sonucun 30 Ağustos’ta alınması kararlaştırıldı.
Ve 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi, düşman kuvvetlerinin tamamen kuşatılıp imha edilmesiyle sonuçlandı. Yunan komutanı Trikopis dahil pek çok general esir düştü. Mustafa Kemal Paşa, ertesi gün verdiği tarihi emirle ordusuna seslendi:
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
Bu emir doğrultusunda Türk ordusu hızla ilerledi; 1 Eylül’de Uşak, 2 Eylül’de Eskişehir, 6 Eylül’de Balıkesir ve Bilecik, 9 Eylül’de ise İzmir düşman işgalinden kurtarıldı. Yunan ordusu denize döküldü ve zafer kesinleşti.
Büyük Taarruz’un unutulmaz anlarından biri de, 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’in Çiğiltepe’yi söz verdiği zamanda alamadığı için duyduğu üzüntüyle intihar etmesi oldu. Çiğiltepe, onun ölümünden yalnızca 15 dakika sonra Türk ordusunun eline geçti.
Mustafa Kemal Paşa, zaferin ikinci yıldönümünde şöyle diyecekti:
“30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Yeni Türk devletinin, Cumhuriyetimizin temeli burada atılmış, ölümsüz yaşayışı burada taçlanmıştır.”
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı, 1926’dan bu yana her yıl Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta coşkuyla kutlanmaya devam ediyor.



Yorum gönder